Yapay Zeka Modellerine Yönelik Prompt Injection Saldırıları Makalemiz Yayınlandı!
Siber Guvenlik Terimleri Sozlugu
KYC ve müşterini tanı süreçleri, finansal kuruluşların müşteri kimliğini doğrulayıp risk seviyesini değerlendirdiği zorunlu tanıma süreçleridir.

KYC (Know Your Customer / Müşterini Tanı), bir finansal kuruluşun hizmet vermeye başlamadan önce müşterisinin gerçekten kim olduğunu doğruladığı, kimliğini ve risk profilini belgelediği süreçtir. Amaç yalnızca bir form doldurmak değil, hesabın arkasındaki kişinin iddia ettiği kişi olduğundan ve meşru bir amaçla işlem yaptığından makul ölçüde emin olmaktır. Bu süreç, hem bir mevzuat yükümlülüğü hem de dolandırıcılığa karşı ilk savunma hattıdır.
KYC, bir hesabın arkasındaki gerçek kişiyi ilişkinin en başında tanıyarak, sonradan çok daha pahalıya patlayacak riskleri kapıda durdurma sürecidir.
Müşterini tanı süreci tek bir adım değil, ilişkinin ömrü boyunca süren bir döngüdür. Kimlik tespiti (kişinin belgeyle doğrulanması), müşteri durum tespiti (işinin ve fon kaynağının anlaşılması) ve sürekli izleme birbirini takip eder. Yüksek riskli müşteriler için ise güçlendirilmiş durum tespiti (EDD) uygulanır; fon kaynağı daha derin incelenir ve işlemler daha sıkı izlenir.
KYC, tek başına bir amaç değil, daha geniş bir uyum mimarisinin temelidir. Müşteriyi doğru tanımadan onun işlemlerinin normal olup olmadığına karar verilemez; bu yüzden KYC, AML ve kara para aklamayla mücadele kontrolleri için gerekli zemini kurar. Türkiye’de bu yükümlülükleri MASAK düzenler; kuruluşlar belirli eşiklerin üzerindeki ve şüpheli işlemleri bildirmekle yükümlüdür. KYC verisi olmadan bu bildirimler anlamsızlaşır, çünkü bir işlemin şüpheli sayılabilmesi için müşterinin beklenen davranışının bilinmesi gerekir.
KYC ilişkinin başında toplanan statik bir fotoğraf olsa da, değeri onu sürekli işlem akışıyla karşılaştırdığınızda ortaya çıkar. Aylık geliri düşük beyan edilmiş bir müşterinin hesabına aniden büyük tutarların girip çıkması, İşlem izleme ve fraud skorlama sistemleri tarafından bir sapma olarak yakalanır. Böylece KYC profili, her işlemin risk skorunun hesaplandığı referans çizgisini oluşturur; profil ne kadar doğruysa, anormalliği tespit etmek o kadar isabetli olur.
Dijital bankacılığın yaygınlaşmasıyla KYC artık büyük ölçüde şubeye gitmeden, uzaktan yapılıyor. Bu kolaylık yeni bir riski de beraberinde getiriyor: sahtecilik. Çalınmış kimlik fotoğrafları, sahte belgeler ve derin sahte (deepfake) videolarla sahte hesap açma girişimleri artıyor. Buna karşı kuruluşlar, canlılık tespiti (liveness) içeren Biyometrik kimlik doğrulama kullanır; ekrandaki kişinin gerçek zamanlı, canlı bir insan olup olmadığını ve kimlik belgesindeki yüzle eşleşip eşleşmediğini doğrular.
Uzaktan KYC akışı, kimlik tespiti, belge doğrulama, biyometrik eşleştirme ve arka plan kontrolünü tek bir zincirde birleştirir; bu zincirin herhangi bir halkasındaki zayıflık sahte hesabın sisteme sızmasına yol açar. Bu sürecin uçtan uca güvenli tasarlandığından emin olmak için Altyapı ve mimari gözden geçirme hizmetimiz kimlik doğrulama akışındaki atlatılabilir kontrolleri ortaya çıkarır.
Sızma testinden olay müdahalesine, uçtan uca çözümlerle yanınızdayız.
Fiyat Teklifi AlBunlar İlginizi Çekebilir
Siber Güvenlik Terimleri
3 Ekim 2022
Veri Yerleşimi ve Egemenliği (Data Residency) Nedir?
Devamını Oku