Yapay Zeka Modellerine Yönelik Prompt Injection Saldırıları Makalemiz Yayınlandı!
Siber Guvenlik Terimleri Sozlugu
ADS-B güvenliği, uçakların konumunu yayınlayan ADS-B sisteminin sahtecilik ve manipülasyona karşı korunmasıdır.

ADS-B (Automatic Dependent Surveillance-Broadcast), bir uçağın kendi GPS konumunu, hızını ve kimliğini saniyede birkaç kez 1090 MHz frekansından çevreye yayınladığı bir gözetim teknolojisidir. ADS-B güvenliği ise bu yayınların dinlenmesi, taklit edilmesi ya da havada var olmayan uçakların uydurulmasına karşı alınan önlemler bütünüdür. Sorunun kökeni, protokolün radar çağının açık felsefesiyle tasarlanmış olması ve mesajların ne şifreli ne de imzalı gönderilmesidir.
ADS-B, herkesin dinleyebildiği ve teknik olarak herkesin taklit edebildiği açık bir anons sistemidir; güvenliği protokolde değil, çevresindeki doğrulama katmanlarında aranır.
Mesajlar açık olduğundan, birkaç yüz dolarlık bir yazılım tanımlı radyo (SDR) ile alıcı kurmak mümkündür; bu pasif dinleme zaten uçuş takip sitelerinin çalışma biçimidir. Asıl tehlike aktif saldırılardadır: bir saldırgan geçerli formatta sahte ADS-B çerçeveleri üreterek ekranda var olmayan hayalet uçaklar (ghost aircraft) oluşturabilir, gerçek bir uçağın bildirdiği konumu kaydırabilir ya da yoğun sahte yayınla frekansı boğarak jamming uygulayabilir.
ADS-B’nin konum verisi uçağın GNSS alıcısından geldiği için, sistemin güvenliği aynı zamanda uydu sinyalinin güvenilirliğine bağlıdır. Uçağa yönelik bir GPS spoofing ve jamming saldırısı, uçak dürüstçe yayın yapsa bile hatalı bir konum bildirmesine yol açar; bu durumda sahtecilik ADS-B katmanında değil, onu besleyen konumlama katmanında gerçekleşir.
Sinyalin kendisi doğrulanamadığı için savunma çoğunlukla çapraz kontrol üzerine kurulur. Çok noktalı konumlandırma (multilateration), aynı mesajın farklı yer istasyonlarına varış zamanı farklarından uçağın fiziksel konumunu bağımsız hesaplar; bildirilen konumla bu hesap çelişiyorsa yayın şüpheli işaretlenir. Buna ek olarak birincil ve ikincil radar verisiyle, sinyal gücü tutarlılığıyla ve hareketin fizik kurallarına uygunluğuyla yapılan kontroller, sahte hedeflerin büyük bölümünü eler.
Uzun vadeli çözüm olarak imzalı ADS-B ve mesaj kimlik doğrulaması önerileri tartışılmaktadır, ancak on binlerce mevcut uçağın donanımını değiştirmenin maliyeti bu geçişi yavaşlatmaktadır. Bu yüzden bugün havacılık, tek bir kaynağa güvenmek yerine çoklu gözetim kaynaklarını birleştiren katmanlı bir yaklaşımla ilerlemektedir.
Hava trafiği yönetimi tipik bir kritik altyapı güvenliği konusudur ve buradaki risk salt bilgi hırsızlığı değil, doğrudan can güvenliğidir. Yer istasyonları, veri işleme sunucuları ve kontrol merkezleri arasındaki bağlantılar tıpkı bir endüstriyel tesiste olduğu gibi operasyonel teknoloji güvenliği disipliniyle ele alınmalıdır; çünkü buradaki bir kesinti ya da manipülasyon fiziksel sonuçlar doğurur.
Kurumsal tarafta ADS-B’ye dayanan bir gözetim mimarisini güvence altına almak, radyo katmanından çok arka uçtaki ağ ayrımını, veri doğrulama mantığını ve tekil güven noktalarını incelemeyi gerektirir. Bu tür bağımlılıkların ve mimari zayıflıkların haritalanması için yürütülen bir altyapı ve mimari gözden geçirme çalışması, sahte veriye karşı sistemin ne kadar dayanıklı kaldığını somut olarak ortaya koyar.
Sızma testinden olay müdahalesine, uçtan uca çözümlerle yanınızdayız.
Fiyat Teklifi AlBunlar İlginizi Çekebilir