22Haziran

Açık Kaynak İstihbaratı (OSINT) Nedir?

Open Source Intelligence kelimelerinin kısaltması olarak tanımlanan OSINT, Türkçede Açık Kaynak İstihbaratı manasına gelmektedir. OSINT herhangi bir gizlilik gerektirmeyen, kamuoyuna açık, belirli bir amaç için toplanan bilgilerin, istihbarat niteliği taşıyıp taşımadığına karar veren bir süzgeçten geçirilmesiyle (analiz edilerek) elde edilen istihbarat faaliyetleri olarak tanımlanır.

OSINT kaynaklarına bakıldığı zaman gazete, dergi, radyo, televizyon, internet, bloglar, raporlar, basın toplantıları, resmi veriler, konuşmalar, hava ve meteoroloji uyarıları, konferanslar, sempozyumlar, profesyonel yayınlar ve akademik belgeler olarak sıralanmaktadır. OSINT’i ortaya çıkartan İnternetin yaygınlaşması ve medya kaynaklarının artmasıyla açık kaynağın zenginleşmesidir. OSINT maliyeti uygun ve çok hızlı bir kaynak olarak karşımıza gelmiştir.

Açık kaynak istihbaratı, açık kaynaklarda bulunan bilgilerin işlenerek istihbarat haline dönüştürülmesi olarak tanımlanır. OSINT’ın maddi olarak ucuz olması, genelde kolay ulaşılabiliyor olması onun avantajlı yanlarını ortaya koyarken bazı bilgilere OSINT ortamında ulaşılamayacak olması (gizli faaliyetler, terörizm, organize suçlar gibi) OSINT kaynaklarının zayıf yönünü göstermektedir.

Açık Kaynak İstihbaratı’nın çeşitlenerek zenginleşmesinin en büyük nedenlerinden birisi internet ve sosyal medya araçlarının kullanımı ve yaygınlaşması olmuştur. Google başta olmak üzere sosyal medyanın yaygınlaşması; muazzam bir bilgi sirkülasyonunu ve üretimini sağlamıştır. Öte yandan blog ve mikro blog (Twitter, Medium) gibi vasıtalarla bilginin kişisel yorumlanması süreçleri sağlanmakta, YouTube aracılığıyla da bilgi resmedilmeye başlamıştır.

Geçtiğimiz yıllarda karşımıza gelen Wikileaks belgeleri, açık kaynak istihbaratına dair ciddi sayılabilecek doneler ortaya çıkarmıştır. Wikileaks belgelerindeki bilgilerin bir kısmı diplomatların kokteyl, resepsiyon, yemek ve benzeri günlerde bir diğer diplomatla yaptıkları ve yarı açık kaynak olarak nitelendirilebilecek görüşmelerden elde ettiği bilgilerden ibarettir. Ülkemizde birçok kurum ve kuruluşun da Wikileaks belgeleri yayınlanmış, birçok insan da bu kanaldan belgelerin içeriğine ulaşabilir bir hale gelmiştir.

Sonuç olarak istihbaratın yüzde 60 ila 80’inin açık kaynaklardan elde edildiği bilinmektedir. Ancak kolay elde edilebilir olması açık bilginin bazen küçümsenmesine de neden olmuştur. Doğru kullanıldığı zaman ciddi istihbarat faaliyetleri de ortaya çıktığı günümüz teknoloji dünyasında kanıtlanmıştır.